Vize Görüşmesi Öncesi İçimde Büyüyen Sessizlik
Merhaba Racoflame ziyaretçileri! Günümüzün konusu: “Vize görüşmesinde piercing yasak mı”. Hazırsanız başlayalım!
Kayseri’nin sabahları hep aynı kokar; ekmek fırınından yükselen sıcak hamur kokusu, uzaktan geçen minibüslerin aceleci sesi ve insanın içine işleyen o hafif serinlik… Ama o sabah bende hiçbir şey normal değildi. Sanki içimde bir şey sürekli kıpırdıyor, yerinde duramıyordu. 25 yaşındayım ve ilk defa bir vize görüşmesine gidecektim.
Pasaportum masanın üstünde duruyordu. Yanında randevu çıktısı, banka dökümleri, fotoğraflar… Hepsi çok düzenliydi ama içimdeki dağınıklığı hiçbir şey toparlayamıyordu.
Aynaya baktım. Kulaklarımdaki küçük piercingler gözümün içine battı. Normalde sevdiğim, kendimi ifade ettiğim bir detaydı ama o sabah başka bir anlam taşıyordu. İçimde tek bir soru dönüp duruyordu:
Vize görüşmesinde piercing yasak mı?
Bunu ilk kez bir forumda görmüştüm, sonra bir arkadaşım “risk alma, çıkar” demişti. Ama ben o cümleyi duyduğumdan beri içimde garip bir huzursuzluk taşıyordum. Sanki piercing sadece bir takı değilmiş gibi, sanki bütün hayatımın ciddiye alınıp alınmayacağını belirleyen bir şeymiş gibi…
O sabah kendime bile tam açıklayamadığım bir gerginlik içindeydim.
Kayseri’den Ankara’ya Uzayan Yol
Otobüse bindiğimde güneş yeni yeni yükseliyordu. Cam kenarına oturdum. Çantamı kucağıma aldım. İçinde belgelerim vardı ama sanki daha çok hayallerim vardı.
Ankara yolculukları bana hep uzun gelir ama o gün zaman başka bir şekilde akıyordu. Her kilometrede içimdeki düşünceler daha da ağırlaştı.
“Ya bir şey eksikse?”
“Ya yanlış bir şey yaparsam?”
“Ya o küçük piercing yüzünden her şey bozulursa?”
Kulağımdaki metalin varlığı bile bana fazla görünmeye başlamıştı. Oysa sadece küçük bir detaydı. Ama hayatımın en önemli günlerinden birinde, en büyük mesele haline gelmişti.
Yan koltukta oturan kadın telefonunda bir şeyler izliyordu. Bir an kafamı çevirip ona baktım ve içimden garip bir kıskançlık geçti. Onun hayatı şu an ne kadar basit görünüyordu. Ben ise kendi kafamın içinde bir labirentte kaybolmuş gibiydim.
Gözlerimi kapattım. Ama zihnim kapanmadı.
Vize Görüşmesinde Piercing Yasak mı? Kafamdaki Tek Soru
Ankara’ya yaklaştıkça bu soru daha da büyüdü. İnternette okuduklarım, yarım yamalak bilgiler, insanların yorumları… Hepsi birbirine karışmıştı.
Bazıları “hiç sorun olmaz” diyordu.
Bazıları “kesin çıkar” diyordu.
Bazıları ise “çok dikkat ediyorlar, risk alma” diyordu.
Ama kimse net değildi. Tıpkı hayat gibi.
Ben ise net bir cevap istiyordum. Çünkü o gün duygusal olarak belirsizliğe yer yoktu içimde. Her şey ya siyah olmalıydı ya beyaz.
Piercinglerime dokundum. Soğuk metal parmaklarımın ucuna geldi. O an içimden geçen şey çok netti: onları çıkarırsam sanki kendimden bir parça eksilecekmişim gibi hissediyordum.
Ama çıkarmazsam, hayatımın önemli bir kapısı kapanacakmış gibi de korkuyordum.
Bu ikilem, beni sessizce tüketiyordu.
Bekleme Salonunda Zamanın Ağırlaşması
Bina oldukça kalabalıktı. İçeri girdiğimde herkesin elinde dosyalar, belgeler, düzenli klasörler vardı. Herkes ciddi, herkes sessizdi.
Sanki kimse burada gerçekten “kendisi” değildi.
Sıramı beklerken etrafı izledim. Bir adam sürekli evraklarını kontrol ediyordu. Bir kadın derin derin nefes alıyordu. Genç bir çift fısıldaşıyordu.
Ben ise sadece oturuyordum.
Ve içimde aynı soru yankılanıyordu:
Vize görüşmesinde piercing yasak mı?
Bir ara çantamdan küçük bir ayna çıkardım. Kimseye belli etmeden kulaklarıma baktım. Işıkta parlayan küçük metal parçalar bana birden fazla görünmeye başladı. Sanki sadece piercing değil, geçmişim, kararlarım, kendimle ilgili her şey oradaydı.
Görevli çağırdı.
Kalbim o an sert bir şekilde çarptı.
Karar Anı
Sıra bana geldiğinde ayaklarım biraz titriyordu. Camdan içeri girerken sanki başka bir dünyaya geçiyordum. Görevlinin yüzü ciddi ama nötrdü. Ne sertti ne de sıcak.
Belgelerimi uzattım.
O an fark ettim: piercinglerimi hâlâ çıkarmamıştım.
Bir saniye içinde içimde bir panik yükseldi. “Ya şimdi sorun olursa?” diye düşündüm. Ama görevli hiçbir şey söylemedi. Sadece belgelerime baktı.
O an zaman garip bir şekilde uzadı. Sanki birkaç saniye değil de birkaç dakika geçmiş gibi hissettim.
İçimdeki ses bağırıyordu ama dışarıdan tamamen sakindim.
Sonra soru sordu:
“Ne amaçla gidiyorsunuz?”
Sesim ilk başta titredi ama sonra toparlandı. Cevap verdim.
Piercinglerime hiç bakmadı bile.
Ama o bakmadı diye içimdeki fırtına dinmedi. Çünkü mesele onun bakıp bakmaması değildi. Mesele benim bütün o yolculuğu nasıl yaşadığımda gizliydi.
İçimde Kalan Gerginlik ve Küçük Bir Farkındalık
Görüşme kısa sürdü. Çıktığımda dışarıdaki hava bana farklı geldi. Sanki Ankara’nın rüzgarı bile daha net esiyordu.
Merdivenlerde durdum. Derin bir nefes aldım.
Ve o an fark ettim: piercinglerim yüzünden hiçbir şey olmamıştı. Ama ben günlerdir kendi kendimi tüketmişim.
Belki de mesele hiç piercing değildi. Belki mesele, belirsizlikle baş edemememdi.
Kayseri’ye dönerken otobüste bu kez daha sessizdim ama içim biraz daha hafifti. Yine de tamamen rahatlamış değildim. Çünkü bazı şeyler sadece sonuçla değil, yaşanış biçimiyle iz bırakıyordu.
Telefonumu açıp kısa bir not yazdım:
“Bazen en küçük şeyleri en büyük sorun yapıyoruz. Ve bazen kimse bakmazken biz kendi kendimizi yargılıyoruz.”
Kendimle Kalan O Uzun Akşam
Eve döndüğümde odama girdim. Çantamı yere bıraktım. Belgelerimi masaya koydum. Oda sessizdi.
Aynaya tekrar baktım.
Piercingler hâlâ oradaydı.
Ve ilk defa onlara bakarken korku hissetmedim.
O gün öğrendiğim şey çok netti: hayatın bazı soruları internette yazdığı gibi cevaplanmıyor. Bazı cevaplar sadece yaşanarak öğreniliyor.
Vize görüşmesinde piercing yasak mı diye günlerce düşündüğüm şey, aslında benim içimde büyüttüğüm bir korkudan ibaretti.
Ve o korku, ben yüzleşene kadar gerçek gibi duruyordu.
Ama artık biliyordum: en zor görüşme, konsoloslukta değil insanın kendi içinde yapılıyordu.
Umarız “Vize görüşmesinde piercing yasak mı” ile ilgili aklınızdaki sorulara yanıt bulabildik. Racoflame ekibinden sevgilerle!