Kalbimde Açılan Bir Sayfa: Kur’an’a Göre Haramlarla Yüzleştiğim Gün
Racoflame olarak her zaman olduğu gibi, bu kez “Kurana göre haramlar” konusunda sizin yanınızdayız.
Kayseri’de soğuk bir kış akşamıydı. Penceremin kenarına oturmuş, elimde her zamanki gibi günlük defterimle dışarıdaki sessizliği izliyordum. 25 yaşındaydım ve hayatımın bazı dönemlerinde kendime en çok sorduğum soru şuydu: “Doğru yaşamak gerçekten ne demek?”
Çocukluğumdan beri dinlediğim bazı öğütler vardı. Büyüklerimden sık sık “Şu haramdır, bundan uzak dur” sözlerini duyardım. Fakat zaman geçtikçe bu kelimelerin anlamını sadece yasaklardan ibaret görmemeye başladım. Çünkü insan bazen bir şeyin neden yanlış olduğunu anlamadan sadece uzak durmaya çalışıyor. Oysa kalbin ikna olması, insanın kendi iç dünyasında bir yolculuğa çıkması gerekiyor.
O gece günlüğüme şu cümleyi yazmıştım:
“Belki de haramlar sadece yapılmaması gereken şeyler değil; insanın kalbini, vicdanını ve ruhunu korumak için konulmuş sınırlar.”
Bu düşünceyle Kur’an’da bahsedilen haramları daha derin anlamaya başladım.
Bir Dost Sohbetiyle Başlayan İçsel Yolculuk
Birkaç gün sonra eski bir arkadaşım olan Mehmet ile Kayseri’de sakin bir kafede oturuyorduk. Uzun zamandır görüşmemiştik. Hayatın telaşı, iş güç derken herkes kendi yoluna savrulmuştu.
Mehmet’in yüzünde garip bir yorgunluk vardı. Konuşmaya başladığında hayatında bazı yanlış tercihler yaptığını, bunların kendisini içten içe huzursuz ettiğini söyledi.
“Bazen insan istediği her şeyi yapınca özgür olduğunu sanıyor ama sonra kendi içindeki boşlukla baş başa kalıyor” dedi.
Bu cümle beni çok etkiledi. Çünkü ben de zaman zaman aynı duyguyu yaşamıştım. Dışarıdan her şey yolunda görünürken insanın içinde bir eksiklik olabiliyordu.
O gün konuşmamız dönüp dolaşıp Kur’an’da yasaklanan şeylere geldi. Fakat bu konuşma korku üzerine değil, anlamak üzerineydi. Haram kavramının insan hayatındaki yerini düşündük.
Kur’an’da Haram Kavramının Anlamı
Kur’an’da haram, insanın Allah’ın belirlediği sınırları aşmaması gereken davranışları ifade eder. Bu sınırlar sadece birer kural değildir. Aynı zamanda insanın kendisini, ailesini, toplumunu ve manevi dünyasını koruması için verilen rehberliklerdir.
Ben bu noktayı fark ettiğimde bakış açım değişti. Daha önce bazı şeyleri sadece “yasak” olarak düşünürken artık arkasındaki hikmeti görmeye başladım.
İnsan bazen kendisine zarar veren bir alışkanlığı bırakmak istemez. Çünkü o şey kısa vadede güzel hissettirebilir. Fakat uzun vadede kalpte ağır bir yük oluşturabilir.
Kur’an’da haram kılınan şeyler arasında insanın hayatını ve ahlakını bozabilecek birçok davranış bulunur. Haksız kazanç, kul hakkı, zina, içki, kumar, Allah’a ortak koşmak, yetimin malına haksız şekilde yaklaşmak ve insanların onurunu zedeleyen davranışlar bunlardan bazılarıdır.
Günlüğümde Yazdığım Bir Gece: Haramların Kalbe Etkisi
O akşam eve döndüğümde içimde farklı bir his vardı. Sanki uzun zamandır kapalı duran bir kapıyı aralamıştım.
Defterimi açtım ve şunları yazdım:
“İnsan sadece yaptığı yanlışlardan değil, fark ettiği halde değiştirmediği yanlışlardan da yoruluyor.”
Bunu yazarken gerçekten duygulandım. Çünkü hepimiz insanız. Hepimizin hataları, eksikleri ve mücadele ettiği tarafları var.
Kur’an’ın haramlarla ilgili uyarılarını düşündüğümde aklıma ilk gelen şey korku olmadı. Aksine bir merhamet hissi oluştu. Çünkü insanın yanlış yollara düşebileceği biliniyor ve ona dönüş kapısı açık bırakılıyor.
Haksız Kazancın Sessiz Yarası
Bir süre önce çevremde yaşanan küçük bir olay beni çok etkilemişti. Bir tanıdığım, iş hayatında daha fazla kazanmak için bazı insanları kandırmaya başlamıştı.
İlk başlarda bunu önemsemiyordu. “Herkes böyle yapıyor” diyordu.
Ama zamanla değiştiğini fark ettim. Daha gergin, daha huzursuz biri olmuştu. Maddi olarak kazandığı şeyler artmıştı ama içindeki rahatlık azalmıştı.
O zaman Kur’an’ın haksız kazanç konusundaki uyarılarını daha iyi düşündüm. Çünkü haram kazanç sadece cebe giren parayla ilgili değildi. Aynı zamanda insanın vicdanına taşıdığı bir ağırlıktı.
Helal kazanç için verilen emek belki daha yavaş ilerler ama insanın içine daha büyük bir huzur bırakır.
Kul Hakkı: Unutulması En Zor Sınır
Kur’an’da üzerinde en çok düşündüğüm konulardan biri kul hakkı oldu.
Çünkü bazen insanlar büyük günahlardan kaçınmaya çalışırken küçük gördükleri davranışlarla başkalarını kırabiliyor.
Birinin hakkını yemek, bir insanı haksız yere üzmek, birinin emeğini görmezden gelmek… Bunların hepsi insan ilişkilerinde derin yaralar açabiliyor.
Bir gün annemle yaptığım bir konuşmayı hatırlıyorum. Bana şöyle demişti:
“Evladım, insanın Allah’a karşı hatasını telafi etmesi için tövbe yolu vardır. Ama bir insanın hakkına girdiğinde sadece pişman olmak yetmez, mümkünse hakkını da yerine getirmen gerekir.”
Bu söz beni çok etkilemişti.
O günden sonra davranışlarıma daha dikkat etmeye başladım. Birini kırdığımda gurur yapmadan özür dilemeyi, bir hata yaptığımda kabul etmeyi öğrenmeye çalıştım.
Gözleri ve Kalbi Korumak
Kur’an’ın insanın sadece davranışlarını değil, kalbini ve bakışlarını da korumaya yönlendirdiğini düşündüm.
Günümüzde insan birçok şeyle karşı karşıya kalıyor. Telefon ekranları, sosyal medya, çevrenin etkisi derken insan bazen fark etmeden kendisini manevi olarak yoran şeylere yaklaşabiliyor.
Ben de kendi hayatımda bazı alışkanlıklarımı sorguladım.
Bana gerçekten iyi gelen şeyler nelerdi?
Kalbimi temizleyen şeyler nelerdi?
Beni iç huzurdan uzaklaştıran şeyler nelerdi?
Bu soruların cevaplarını bulmak kolay olmadı. Bazen kendimle yüzleşmek zorunda kaldım. Bazı alışkanlıklarımı değiştirmek canımı sıktı. Ama sonunda daha hafif hissettim.
Bir Sokak Lambasının Altında Gelen Umut
Kayseri’de bir gece yürüyüş yaparken hava oldukça soğuktu. Sokak lambalarının altında yürürken içimde garip bir huzur vardı.
Hayatım boyunca hiç hata yapmayacağımı düşünmüyordum. Bunun mümkün olmadığını biliyordum. Fakat önemli olanın hatasız olmak değil, hatadan sonra doğru yolu aramak olduğunu anlamıştım.
Kur’an’da haramlarla ilgili uyarılar bana sadece “şunu yapma” demiyordu. Aynı zamanda “kendini koru, değerini unutma, kalbini kirletme” diyordu.
Bu düşünce bana umut verdi.
Çünkü insan bazen geçmişindeki hatalara bakıp kendisini tamamen kaybolmuş hissedebilir. Oysa her gün yeniden başlamak mümkündür.
Haramlardan Uzak Durmanın Kalpte Oluşturduğu Değişim
Zaman içinde şunu fark ettim: Haramdan uzak durmak sadece bazı davranışları bırakmak değildir.
Bu, insanın kendisine saygı duymaya başlamasıdır.
Yalan söylememeye çalışmak, başkasının hakkını gözetmek, kötü alışkanlıklardan uzaklaşmak, kalbi temiz tutmaya çalışmak… Bunların hepsi insanın iç dünyasını değiştirir.
Eskiden bazı şeyleri kayıp olarak görürdüm.
“Bunu yapmazsam ne eksilir?” diye düşünürdüm.
Ama zamanla şunu fark ettim:
Bazen uzak durduğumuz şeyler aslında kaybettiklerimiz değil, kendimizi koruduğumuz şeylerdir.
Kur’an’ın Rehberliğinde Daha Bilinçli Bir Hayat
Bugün hâlâ öğrenmeye devam ediyorum. Hâlâ kendimi sorguladığım günler oluyor. Çünkü insanın hayat yolculuğu bitmeyen bir eğitim gibi.
Kur’an’a göre haramları anlamak benim için sadece dini bilgileri öğrenmek olmadı. Aynı zamanda kendi karakterimi, seçimlerimi ve hayata bakışımı yeniden değerlendirmek oldu.
Bazen küçük bir karar insanın bütün yönünü değiştirebilir.
Bir sözü söylememek, bir haksızlıktan vazgeçmek, bir yanlıştan dönmek…
Bunlar küçük görünen ama insanın ruhunda büyük izler bırakan adımlardır.
Defterime Yazdığım Son Cümle
O ilk kış gecesinden yıllar sonra günlüğümün eski sayfalarını karıştırırken yazdığım cümleyi tekrar okudum:
“Kalbi koruyan sınırlar, aslında insanı özgürlüğe götüren yollardır.”
Bu cümle hâlâ benim için çok değerli.
Kur’an’da belirtilen haramlar bana hayatın sadece isteklerden ibaret olmadığını hatırlatıyor. İnsan bazen her istediğini yapmakla değil, doğru olanı seçmekle gerçek huzuru buluyor.
Kayseri’de küçük bir odada başlayan bu düşünce yolculuğu bana şunu öğretti:
İnsanın en büyük mücadelesi dış dünyayla değil, kendi nefsiyle verdiği mücadeledir.
Ve insan, kalbini korumaya başladığı gün gerçekten değişmeye başlar.
Racoflame ekibi olarak “Kurana göre haramlar” konusunu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyduk. Sağlıklı ve mutlu günler!